16. Uluslararası Iserlohn Gitar Sempozyumu’ndan İzlenimler – Tolgahan Çoğulu

Ekim 2007 – Andante dergisinin 2007 Ekim-Kasım tarihli 30. sayısında yayınlanmıştır.

1992 yılından beri Amadeus Gitar İkilisi’nden Thomas Kirchhoff tarafından düzenlenen ve festivale katılan öğrenci ve eğitmen sayısı bakımından şu an dünyadaki en büyük klasik gitar festivallerinden biri olan Iserlohn Gitar Festivali’nin 16’ncısı; 29 Temmuz – 5 Ağustos 2007 tarihleri arasında Almanya’nın Iserlohn kasabasında düzenlendi. Festivale 45 ülkeden 145 öğrenci, 32 eğitmen ve 25 gitar yapımcısı katıldı. Festival bünyesinde; Roland Dyens, Pepe Romero, Dale Kavanagh, Adam Holzman, Laura Young gibi dünyanın önde gelen gitaristlerinin solo konserlerinin yanı sıra Katona Twins, Amadeus Guitar Duo, Eden-Stell Duo, Newman & Oltman Guitar Duo, Duo Perroy & Jouve, Tantalus Guitar Quartet, Baltic Guitar Quartet gibi gitar ikili ve dörtlülerinin konserleri düzenlendi. Festivale katılan her öğrenci, dört farklı eğitmenden ders alma ve gitar orkestrasında çalma imkânına sahip oldu.

Festival, 29 Temmuz akşamı İspanyol gitarist Pepe Romero’nun konseriyle başladı. Konserinin ilk yarısında erken 20. yüzyıl İspanyol bestecilerinin (Albéniz, Turina, Falla, Tárrega), ikinci yarısında geç 20. yüzyıl İspanyol bestecilerinin (Rodrigo, Sabicas, Celedonio Romero, Pepe Romero) eserlerini çalan Pepe Romero; estirdiği flamenko rüzgârıyla salonu tıklım tıklım dolduran seyirciler tarafından üç kez bise çağrıldı.

30 Temmuz akşamı ise birbirini takip eden iki konser izledik. İlk konserde, Kanadalı besteci-gitarist Dale Kavanagh sadece kendi eserlerini seslendirdi. Klasik gitar dünyasında son yıllarda birçok kadın gitarist önemli konserlere ve kayıtlara imza atıyor. Ne yazık ki bunu kadın besteciler için söyleyemiyoruz. Dale Kavanagh’ın konserini izlerken, bir klasik gitar konserinde ilk defa bir kadın bestecinin eserlerini dinlediğimi fark ettim. Bu durumun toplumsal cinsiyet ile ilişkilendirilebilecek nedenleri bu yazının sınırlarını aşıyor ama umarım bundan sonra, bu konserde olduğu gibi, klasik gitar konserlerinde kadın bestecilerin eserlerine daha sık rastlarız.

İkinci konserde ise, son yılların en önemli gitar bestecisi, icracısı ve öğretmenlerinden biri olan Tunus doğumlu Fransız Roland Dyens; kendi bestelerini, Fernando Sor’un eserlerini ve kendi yaptığı caz düzenlemelerini çaldı. Gitarın tüm renk olanaklarından faydalanmaya çalışan Dyens, yeni bestelediği anyway adlı parçanın ilk seslendirilişini de gerçekleştirdi.

 

2 Ağustos akşamı Katona Twins’in konserindeki performans görülmeye değerdi. İstanbul’a da iki kez gelen ikizler; Manuel de Falla’nın, Isaac Albeniz’in ve Johann Sebastian Bach’ın eserlerinden yaptıkları kendi düzenlemelerini büyük bir ustalıkla icra ettiler ve seyirci tarafından üç kez bis ile ödüllendirildiler.

Festivalin kapanış konserini festivale katılan öğrenciler yaptı. Tüm hafta boyunca iki şefin (Gerald Garcia ve Frank Gerstmeier) çalıştırdığı öğrenciler; Richard Charlton’un ve Gerald Garcia’nın gitar ikilisi ve gitar orkestrası için yazdıkları eserlerde Eden-Stell Duo’ya eşlik ettiler ve profesyonel bir ikiliyle aynı sahneyi paylaşma deneyimini kazandılar.

Bu kadar önemli gitaristin konserlerini izlemek, onlardan ders almak ya da derslerini izlemek ve belki de en önemlisi bu gitaristlerle kahvaltılarda, öğle-akşam yemeklerinde tanışıp sohbet etmek, bu festivali sadece öğrenciler için değil, öğretmenler ve besteciler için de çekici kılıyor. Festivalde öğrenciler dışında, öğretmenler de usta gitaristlerin derslerini izleyip, notlar alıyordu. Besteciler ise öğrencilere ve öğretmenlere eserlerini tanıtıp, çalınması ya da kaydedilmesi umuduyla notalarını veriyor; konserleri ve dersleri dikkatle takip edip gitar için yazılmış eserleri inceliyorlardı. Herhangi bir çalgının icracıları, öğretmenleri ya da bestecileri için mezuniyet diye bir şeyin olmadığına, sanatta öğrenmenin sonsuzluğuna inandığım için bu durumu çok olumlu buluyorum ve Türkiye’de maddi imkânı olan icracıların, bestecilerin ve öğretmenlerin böyle organizasyonlara katılmalarının birçok bakımdan faydalı olacağına inanıyorum.

Ama herkesten yurtdışındaki bu festivallere gitmelerini bekleyemeyeceğimize göre bu formattaki organizasyonların Türkiye’de yapılması önem kazanıyor. Şu an Türkiye’de gitar festivalleri patlaması yaşıyoruz. Sadece 2007’nin ilk yarısında altı gitar festivali ve onlarca gitar resitali düzenlendi. Bu festivallerde Bilkent Üniversitesi 2. Türkiye Gitar Buluşması dışındakilerde benzer formatlara rastladık: Konserler, bir panel ve birkaç ustalık sınıfı. Bilkent Üniversitesi’ndeki 2. Gitar Buluşması ise formatıyla dünyada pek bir örneği olmayan bir organizasyondu. Türkiye’de klasik gitar eğitimi veren 11 üniversitenin gitar öğretmenleri ve öğrencileri Bilkent Üniversitesi’ne davet edildi. Konserleri öğrenciler verdi. Bazı öğrencilere orkestrayla çalma imkânı yaratıldı.

Sonuçta Bilkent Üniversitesi’ndeki buluşmanın ve diğer festivallerin devamının gelmesinin Türkiye’deki klasik gitar ortamı için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak Türkiye’de Iserlohn Gitar Festivali’nin yapısındaki festivallerin düzenlenmemesi önemli bir eksiklik yaratıyor. Yıllar önce Karaburun’da bu tip bir organizasyon üç kez yapıldı ama ne yazık ki sponsor sıkıntıları yüzünden bu organizasyonun devamı gelmedi. Bu alanda elimizdeki tek olumlu örnek 2005 yılından beri Akdeniz Üniversitesi’nin katkılarıyla Cem Duruöz’ün düzenlediği ve 20 öğrencinin katılabildiği ‘Cem Duruöz Gitar Ustalığı Yaz Okulu.’ Türkiye’de düzenlenen bu tip organizasyonlar umarız önümüzdeki senelerde artar, gerek öğretmen gerek öğrenci sayısı olarak büyür ve içerik olarak zenginleşir. Bu organizasyonların Türkiye’de klasik gitar müziğinin gelişmesine katkısı büyük olacaktır.

 

Iserlohn Gitar Festivali’nde, Avrupa’daki büyük gitar festivallerini dolaşan ve klasik gitar nota yayımcılığının önde gelen şirketlerinin notalarını bir çatı altında gitaristlere ulaştıran Chanterelle ve ‘Trekel – Haus der Musik’ şirketleri de vardı. Bu şirketlerin sahiplerine, bu kadar nota içinde Türkiyeli herhangi bir bestecinin notası var mı, diye sorduğumda detaylı bir araştırma başladı. 2004 yılında basılmış bir gitar kataloğuna baktığımızda Turgay Erdener, Ertuğrul Bayraktar, İstemihan Taviloğlu, Mutlu Torun, Safa Yeprem gibi bestecilerin isimlerini ve eserlerini bulduk ama çoğu eserin yanında yanlış bir şekilde inedito yani bu eserlerin henüz hiçbir şirket tarafından basılmadığı yazıyordu. Sonunda sadece Safa Yeprem’in Kanada merkezli Les Productions d’OZ tarafından basılmış eserlerini bulabildik. Aslında bu durumu aşmak için atılacak bazı adımlar ortada. Türkiye’de klasik gitar notaları basan şirketlerin ve bu eserlerin sahipleri olan bestecilerin/düzenlemecilerin gitar kataloglarını takip etmelerinin önemli olduğunu görüyoruz. Çünkü eser bu şirketlerin elinde yoksa ama alıcı eseri istiyorsa, kataloglara bakılıyor ve inedito değilse, şirket hemen yayımcı firmadan notayı talep ediyor. Ayrıca Türkiyeli besteciler bu tip festivallere katılıp bestelerini öğrencilere ve profesyonel gitaristlere de tanıtabilirler. Ama tabii ki bunlardan da önce Türkiye’deki bestecilerin klasik gitar için daha fazla beste yapmaları ve bu bestelerin sanatsal değerlerinin yüksek olması en büyük temennimiz.

Manuel Barrueco bir söyleşisinde; 1 gitaristlerin gitaristlere çaldığı, gitaristler tarafından bestelenen eserlerin çalındığı, gitaristler tarafından eleştirilen ve gitaristler tarafından organize edilen festivallerin hem birçok çalgıya nasip olmayan olumlu bir durum olduğunu hem de bu tip içe kapanıklıkların ‘müzik dünyası’ ve ‘gitar dünyası’ diye iki ayrı kutup yaratan olumsuz bir durum olduğunu belirtmişti. Iserlohn Gitar Festivali de birçok çalgıya nasip olmayan,  ‘gitar dünyası’ndaki görkemli festivallerden biriydi.

 

Dipnotlar

1 Manuel Barrueco Talks to Classical Guitar’, Classical Guitar, Volume 25, No.8. Ashley Mark Publishing Company, April 2007.

 29 Temmuz akşamı ‘Iserlohn Parktheatre’daki Pepe Romero Konseri

29 Temmuz akşamı ‘Iserlohn Parktheatre’daki Pepe Romero Konseri

Festivale katılan öğrencilerin geldiği bazı ülkelerin bayrakları

Festivale katılan öğrencilerin geldiği bazı ülkelerin bayrakları

Festivale katılan gitar yapımcılarından birinin gitarlarını deneyen bir öğrenci

Festivale katılan gitar yapımcılarından birinin gitarlarını deneyen bir öğrenci

Binlerce gitar notasını bir çatı altında toplayan Chanterelle firmasının odası

Binlerce gitar notasını bir çatı altında toplayan Chanterelle firmasının odası

Pepe Romero ustalık sınıfı

Pepe Romero ustalık sınıfı

Roland Dyens ustalık sınıfı

Roland Dyens ustalık sınıfı

Roland Dyens ustalık sınıfı

Roland Dyens ustalık sınıfı

Sabahları Dale Kavanagh ile parmak ısındırma çalışmaları

Sabahları Dale Kavanagh ile parmak ısındırma çalışmaları

Şef Gerald Garcia’nın bestelediği ‘Chinese Whispers’ eserinin provasında Eden-Stell Duo ve Gitar Orkestrası

Şef Gerald Garcia’nın bestelediği ‘Chinese Whispers’ eserinin provasında Eden-Stell Duo ve Gitar Orkestrası

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Powered by WordPress | Designed by Elegant Themes